5 Mayıs 2008 Hıdrellez Şenlikleri Ahırkapı



İstabullu'lar nedense pek bilmezler Hıdrellezi. Yani ben İzmir'liyim, bizdeki kadar bilinmez en azından. Veya ben hep kendine yabancılaşmış insanlara denk geldim, bilemiyorum. Çocukluğumun çok net hatıralarından biridir Hıdrellez. Her yıl ateşten atlanır, sokaklarda ateşler yakılırdı. Hatta biraz daha büyüyüp ilkokul yıllarına gelince de arkadaş arasında arka bahçede organizasyon yapar olmuştuk. İstanbul'da pek yok. Gerçi artık Izmir'de de yok ama...Ben Hıdrellez'i tekrar buldum, yıllar sonra, bıraktığımdan bile iyi halde!!! Bundan 3 yıl önce ilk kez Ahırkapı Hıdrellez Şenlikleri'ne gittiğimde!!

İlk sene diye büyülenmemişim meğer, haklıymışım özlemekte, istemekte. Yine ne kadar güzeldi!!! Yine sokaklar süslenmiş, standlar kurulmuş, insanlar yemekler yapmış, kitaplar, el işleri, şallar konulmuş, Efes Pilsen gelmiş bira standları hazır...

Armada Otel sponsor olmuş, Mimar Sinan Öğrencileri sokakları süslemiş, heryer rengarenk, tam bahara yakışır biçimde...

Romanları zaten burada anlatmak olanaksız. Bahar insanı onlar belli. Mahalleli de sokaklarda, bizim gibi yılda bir defa o tarafa uğrayan insanların arasına karışmış, küçücük Roman çocukları göbecikler atıyorlar ortalıkta :)

Yine sahneler kurulmuş, bu kez daha da temiz, düzgündü. Kalyon otel etkinlik alanı benim en sevdiğim yer. Havadar, geniş. Bu kez yağmur yağma ihtimaline karşı üstünü bile kapatma konusunda hazırlık yapmışlardı. Tuvaletler temizdi, sürekli tuvalet kağıdı getirip temizliyorlardı. Gerçekten koskoca organizasyon şirketleri, Armada Otel, Kalyon Otel ve ismini bilmediğim bu işin içinde kimler varsa- bu kadar iyi, temiz, profesyonel iş çıkaramıyorlar.

Kocani Orkestar, Trakya All Stars Makedon Folk Orkestrası gibi isimler vardı yine sahnede.

Bir de tabii bize ait olması var. Bizden bir renk, içimizden, yurt dışından ithal edilmemiş, özenilmemiş, bize ait bir değerin böylesine kaliteli korunması, kutlanması. Ne kadar az oysa ki, yozlaşmış kültürümüzde ne kadar nadide böyle olaylar. İnsanlar her sınıftan, her yerden gelmişler, o kalabalıkta sel olup sokaklarda yürüyorlar, kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Harika, tadından yenmiyor yani...Yine bir sene bekleyeceğiz şimdi....

Armada Otel'in bundan 10 yıl kadar önce başlattığı, geçtiğimiz 6 yıldır da her sene düzenlenen festival artık gelenekselleşmiş. Geleneklerini yoketmekte üstüne olmayan bir halk ama bu... Umarım yüzüncüsü, iki yüzüncüsü de kutlanır, biz burdan çoktan silinip gittiğimizde, Kocani Orkestar unutulduğunda, Roman Orkestrası'nın müzisyenleri çoktan toprağa karıştığında yerlerine yenileri gelir umarım, rengarenk ruhları, çiçekli böcekli kıyafetleri, fosforlu eşarpları şapkaları ve şen kahkahalarıyla Romanlar şarkılar söyler, darbukalar flütler çalar ve dans ederler baharın gelişine....
Labels:
edit

No comments: