15.İstanbul Jazz Festivali


Yazın en güzel tarafı açıkhava konserleri olsa gerek. Cemil Topuzlu'da Herbie Hancock dinlemek artık açıkhava konseri gibi basit bir bileşik kelime ile anlatılamayacak kadar lezizdi leziz....Yaptığı işi mutlu olmak için yapan bir adamın kendinden neşeli kahkahaları, muhteşem vokalistler, bass'lar, çello'lar, piyanolar, trompetler birbiriyle konuşunur, ve ortaya müzik dediğimiz sihirli şey çıkarken, orada yapılacak tek şey, huşudan ne yapacağını şaşırmış kalabalığın aynı anda kaldırdığı ellerininin hesabını tutmaya çalışmaktı. Uzun süredir yaşadığımı hissetmiyormuşum meğer, onu anladım o temmuz akşamı.
Labels:
edit

No comments: