Delhaize veya Migros Hepsi Aynı
Sunday, October 25, 2009
Yaklaşık 1 aydır hiçbir şeye sinirlenmedim. Hava soğuk, ama o kadar da değil. Kendimi yalnız ama dopdolu hissediyorum. Burasını, çılgınca büyük olmayışını, insanların sakinliğini, yine de herkes gibi oluşunu, herkesin ellerinde pazar çantalarıyla daha ucuz ve daha taze diye Gare du Midi'ye koşuşunu, bunun bende yarattığı teklik hissini, bütünlük duygusunu seviyorum. Rousseau haklıydı. İnsan heryerde özgür doğar ama dünyanın heryerinde zincirlere vurulu yaşamaktadır. Onun kastettiği şey belki daha farklıydı, ama şimdi neredeyse daha gerçek. Üç beş kuruş için pazar yerlerine koşmaktır insanın yazgısı, ister Bruksel'de, ister Londra'da, ister Filistin'de olsun. Bu teklik içimi hüzünlü bir çoşkuyla dolduruyor.
Labels:
Brüksel Lahanası
edit
1 comment:
I dont understand this language, but I had the urge to write something, so I am writing. full stop. and I am thinking now what to write because I don't know what I should write about except the city I am in, and the country belgium sounds so much like ...
Post a Comment