Tarifsiz
Friday, August 24, 2012
Hayatımızı çepe çevre saran mutsuzlukları düşünüyorum. Kış mevsimlerinin ağırlığını. Yaz mevsimlerinin sonluluğunu. Kısacık güzel anları. Kanser vakalarını. Canlı bombaları. Tezgahının başında ölen insanları. Tüm bu yağmalanmış anlar arasında yol almaya çalışan insanları. Onları yola devam etmeye zorlayan, onları yollarından alıkoyan olayları. Kısa cümlelerden öteye geçemeyen hissiyatları. Tüm bunları düşünürken insanın kafasında imgeler ve fikirler hızla yer değiştiriyor. Bu kadar büyük bir karmaşanın arasında olduğu yerde kalmayı başaran şeyleri düşünüyorum. Var mı öyle bir şey? Bir şeyler yazmalı. Bir hikaye anlatmalı. İlk yaz kendini sarılara bürürken kaydetmeli yaşananları. Daha da önemlisi kaydetmeye değecek şeyler yaşamalı. Yaz akşamlarını kaçırmamalı.
Labels:
Anlar,
İnsanın Halleri
edit
1 comment:
Biraz geç kalmış bir yazı :)
Post a Comment