Yaz Geçer

Saat 5.21.Camiiden homurdanmaya benzer sesler geliyor. İçinde kışın geleceği mesajını taşıyan bir rüzgar esiyor evde. Sokak bomboş. Kalkıp pencereyi açıyorum. Hangisi olduğunu bilemediğim bir yıldız gökyüzünde canhıraş parlıyor. Hiç araba geçmiyor. Sokak böyle çok güzel ve kediler güvende. Yıldızlar o kadar güzel ki. Şehrin geriye çekilmiş, suskunlaşmış ışıklarını fırsat bilerek, bu muhteşem yaz gecesinin kapkara gökyüzünü inanılması güç bir masala çeviriyorlar. Karşıdan karşıya siyah bir kedi geçiyor. İnsanların uykusunda bomboş kalmış sokakta hareketli bir leke gibi süzülerek.  Hava çok güzel kokuyor, yıldızlar muhteşem ve sokak bomboş.
Evrenin sessizliği dehşet verici. Bu an hiç bitmesin istiyorum ama bu olanaksız. Bu yaz, gördüğüm yıldızlar ve kendi varoluşum nasıl koşuyorsa mutlak sonunda doğru, bu gece de kendini işte öyle tüketiyor. Her saniye. Ezana benzer o şey okunuyor. Canımı sıkıyor. Hiç susmuyor sanki. Bütün evreni kendi sesiyle doldurmaya kararlı,bencil bir konuşmacı o. Kedileri ve yıldızları umursamıyor. Kendi sesinden sarhoş. Bu muhteşem gecenin sessiz hüznünü mahvettiğinden zerre haberi yok.
Sustu. Sokakta duyulan tek şey rüzgar şimdi. Gecenin bu saati bana hep bu duyguyu yaşatıyor. Ne olduğunu bilemediğim birşeyi yitirmişim duygusu. Sanki hiç bulamayacağım onu. Dolayısı ile ne yitirdiğimi de asla bilemeyeceğim.
Nedir bu yaz gecesine tutkunluğum? Hüzünlü ve parlak. Kokusu çok güzel. Sessiz. Gökyüzü, sanki az sonra aydınlanmaya başlayacak olan kendisi değilmiş gibi simsiyah. O kadar siyah ki yıldızlar içinde görünür oluyor. Az sonra aydınlanmaya başlayacak ve şimdi görünmesine izin verdiği yıldızları boğacak ışığında. Onları gözlerden saklayarak. Yarın geceye kadar. Bu evren ve bu gökyüzü varolmayı sürdürdükçe bu böyle devam edecek. 'Umarım ömrümün son günü bir yaz gecesine denk gelir' dedim anneme geçen gün. Çok kızdı. 'Nereden çıkarıyorsun bu düşünceleri' dedi. Bu yaz gecesi de ömrümüz gibi alabildiğine sonluyken, bu düşünceyi saklamak imkansız oysaki...(20 Ağustos 2012, Bostanlı)
Labels: ,
edit

No comments: